GİRİŞ

Kendilik Bilinci

Gözlem / İlim / Şahitlik

Serkant Dervişoğlu Yazıları

DALGALAR HALİNDE HAYRET

Derdi olanlara sevinmeleri çok şükür; Rabbiyle beraber olacak olmanın sevinci… İlla derdi olacak diye değil elbette. Derdi nasıl anladığımız da tartışılır. Kenan Rufai’nin dediği gibi: “Dert isterim, sanma ki dert ararım ben.”

UNUTULMUŞ DEFTER

Sizin en çok muhabbet duyduğunuz, kutsiyet atfettiğiniz esere salih niyetle, yol gösterici olarak açılan sayfa; ayet ya da beyit, temiz bir kalbe cevap verir. Çok defa denenmiş ve muazzam cevaplar alınmıştır. Alınmaya da devam ediyor, çok şükür.

KÖLE TACİRLERİ

Dünya liderlerine bakın. Biraz üzerlerine gidildiğinde, mevcut durumun değişmesini ve kendi kurdukları sistemin bozulmasını istemedikleri için, bunu hissettirdiğinizde hep bir korku ve tehlike algısı yaratırlar ki kendileri orada hep dursun diye

KÜMESTE KARTAL OLMA HÂLİ

Kartal hazretleri de sonuçta Tanrı olmadığına göre onun da hayatı istediği gibi, mükemmel gitmez. O da çuvallar; olur o kadar. Ben de kartal olsam “şartlar yaver gitmedi” derim. Ne diyeceksin; “formdan düştüm” diyecek hâlim yok ya.

BEN MERKEZLİ TEVHİT DIŞI FON

İnsan, yaptıklarının bir karşılığı olsun ister. Görmek, görülmek, işitilmek, fark edilmek; mükâfatlandırılmak, onore edilmek… Varlığı kanıtlansın ister. Ve bunun üzerinden bir “emeklilik ikramiyesiyle” güzel bir yer satın alıp ömür boyu orada yaşamak hayali, her canlının arzusudur.

İKİ CENNET ARASINDA İNSAN

Madem ölüm aylarına girdik, birinin ölmesini bekleyeceğine seni engelleyen hırslarından, duygularından başlasana. Kendi Azrail’in olsana. Tek tek yakala, kes başını küçük prens.

HUŞU

İnsanın nefsi çok garip; hep bir alternatif buluyor. Her şeyi bilen ve haklı görünen tarafta olmayı seçen kudretli bir yanı var.

LAZIM MISIN, LAZIMLIK MI?

İnanın çok yorucu işler. İşin tuhafı, bu geçici hayatı fazla önemseyip helak ediyorlar kendilerini. Çoğu insan kutsal metinlerdeki helak olan kavimleri okurken mit gibi, ütopya tadında okuyor. Ve sadece motamot ismi geçen kişileri ve mekânları direkt ilişkilendirerek algılıyor. Aslında muhakeme yapamıyor; “Bunun benimle ne alakası var?” sorusunu soramıyor

RUHU SIFARLAMA TUŞU

Şuurlu bir şekilde belki de ruhun ve bedenin bir çeşit sıfırlama, kendine gelme mekanizması ya da bir çeşit tuşu bu. Bu tuşu ilk kez burada açıklıyorum

ÖZGEÇMİŞİ VAR, ÖZ’Ü YOK

Modern çağda bitmek tükenmeyen istekler içinde, senden bir şey yapmanı
istediklerinde “şunları bunları biliyor musun?” diye soranların ve bakanların beklentileri ile
isteklerinin ne olduğunu kendilerinin bile bilmediği bir ortamdayız.

BÜLBÜL GİBİ ÖTEN KANARYALAR

Rahmetli, nur içinde yatsın, bir kanaryam vardı. Ney üflemeye başlayınca o da öterek bana eşlik ederdi. Hatta hakikaten dinlerdi. İlk başta “Yok artık” dedim; sonra baktım, kerata bayağı dinliyor, es verince ötüyordu. Yani şu avuç içi kadar narin bir canlı kadar olamayacak mıyız? Şundan bir şey öğrenemeden göçüp gidecek miyiz?

SINIRLARIN BELİRSİZ OLDUĞU YER

Sakin kalmaya ve gece önümdeki ışığı takip ederek sınırlarımı çizmeye devam etme kararı aldım, daha fazla geç olmadan. İnanın, sınırlarınız çoğu zaman var gibi gözükse de aslında bazı alanlarda belirsizdir.