BELİRLİLİK BİLİNCİ

BELİRLİLİK BİLİNCİ
UĞUR CANBOLAT

AHLÂK-I HASENE erleri, belirlilik bilincine ulaşan netleşmiş insanlar arasından çıkarlar. Onların âleminde şüpheye yer yoktur. Flu alanlar bulunmaz. Zira “Reyb” barındırmayan ilahi kitaba iman etmişlerdir ve bu kitabın sıkı takipçisi, sağlam öğrencisidirler. Dolayısıyla onların anlam dünyasında gri bölümlere rastlanmaz.

Zihinleri berraktır. İnançları kesindir. Kararları kavidir.

Belirlilik her anlamda ve alanda ister maddi olsun ister manevi ister usul, isterse içerik yani asıl üzerinde olsun tam bir açıklık söz konusudur.

Helal bellidir, haram da… Sınırları belirsiz değildir.

Dolayısıyla her türlü beklenti barizdir, açıktır. Hangi eylemin neye tekabül ettiği kitapta belirlenmiştir. Tanımlanmıştır. Bu şuura ulaştıklarından belirsizliğin girdabına düşmezler.

Güzel ahlak yolcuları “La Reybe Fiha” âyetini Kur’an’da belirsizlik olmadığı şeklinde anlarlar. Şek ve şüphenin belirsizlik demek olduğu hususunda tereddüde düşmezler.

Şeytanın bedenlenmiş temsilcileri hangi görüntüye girerlerse girsinler insanların zihinlerini belirsizlikle çeldiklerinden bu tuzağa düşmezler.

Yüksek erdem yolcularının en aşikâr özelliklerinden birisi “Taakkul” olarak ifade edilen akletmeyi yani akıl yürütmeyi önemli bulurlar. Burada kastedilen akıl yürütme, tefekkür onlar için ancak ilimle mümkündür. İlme dayanan bütün akıl yürütmelerin kişiyi belirsizlik deresine yuvarlayacağına müdriktirler. Taakkul onlar için ilmin kazandırdığı yetkinlikle bağlar kurarak hareket etmektir. Belirliliktir. Âlemetler önemlidir. Yani asla dayanan kesin bilgi üzerinden gerçekleşir. Boş beleş bir düşünce değildir. Veriye dayalı harekettir.

Belirlilik bilincine ulaşan güzel ahlak yolcuları “Heva”nın hiçbir bağa bağlı olmadan hareket etmek diğer adıyla savrulmak demek olduğunu bilirler. Tahminlerin uçuştuğu bir dünyaları yoktur onların. Tevil savaşlarının ne öldüreni ne de öleni olmazlar.

Duaları Musa Nebi’nin duasıdır. “Sadrımı genişlet” derler niyazlarında. Sadrı sadece göğüs veya kalp olarak anlamazlar. Bunun aynı zamanda bir asıl, bir kök olduğunu bilirler. Kendisine peygamberlik görevi verilen Hazret-i Musa, Nebi’liğin İbrahim Aleyhisselam’ın “Esbat”ından yani onun oğul ve torunlarından gönderileceğini bildiğinden Firavun’un yanında büyümesi münasebetiyle Rabbinden soyunu, kökenini, aslını öğrenme talebi, açıklaması niyazıdır.

Bu talebin belirlilik arzusu olduğunu bilen erdem yolcuları tanımlamaya, kavramlarını içini vahyin ruhuna uygun şekilde bağlamlarını çalışarak öğrenmeye gayret gösterirler. Okudukları metinlerde örneğin kalp, fuad ve sadra aynı anlamın verilmesi onları tatmin etmez. Bununla yetinemezler. Belirlilik ararlar. Rabbimizin vahyinde üçünü de kullanmasının anlamını yakalamaya çalışırlar. Aralarındaki farkı kavrayarak belirliliğe ulaşırlar. Müphem bırakıp üçüne de aynı manayı vererek kolaycılığa kaçmazlar.

Kalplerini bilgi işlem merkezi gibi kullanarak akletmek için çalıştırırlar. Analiz yaparlar. Her meseleyi tahlile tabi tutarlar. Bu şekilde her türlü kuşkudan, şekten, şüpheden yani reybden kurtularak belirlilik bilincine ulaşırlar.

Ey hakikat yolunun belirlilik bilincine ulaşmak isteyen yolcusu!

Belirlilik ilkesinden şaşma. Bunu bir bilinç hâline dönüştür. Aklın rehberinin vahiy olduğunu idrak et. Sende güzel ahlak yolcuları gibi aklını veriye dayalı olarak işletmeyi sürdür. Müminin tercihinin bu olduğunu unutma. Hevana uyma. Heva’nın bir bağla bağlı olmaksızın o anlık arzuyla bir ilkeye dayanmadan hareket etmek ve belirlilikten uzak kalmak olduğunu her an hatırında tut. “Hars” yapma. Bu kesinleşmemiş bilgi üzerinden hareket etmektir. Vehim üzerinden ilerler. Tahmini sonuçlar çıkarır ve tevillere yönelir. Şeytanın eylem tarzı olan “harstan” uzak dur. Unutma ki, münafık bağını temellendiremeyendir. Belirsizlikte kalındır. Takip edilemeyen, izi sürülemeyen müphem eylemlerde bulunandır. Bilgiye dayalı olmayan zanlarla konuşandır. Bu “Racim” demektir. Güzel ahlak yolunun selamet bulan bir yolcusu olmak istiyorsan bundan yani “Racim”den Allah’a sığınmalısın ve belirlilik bilincine ulaşıp sürdürmelisin.

Yazıyı Beğen :     0
Paylaş :