MUTLAK VE MUKAYYED BİLİNCİ
Hasılı güzel ahlak yolunun mümtaz bir tilmizi olmak istiyorsan mutlak ve mukayyed bilincine erişmekten başka çaren yoktur. Peygamberlerin vahye karşı tutumlarını dikkatle incelemen bile bunu idrak etmen için yeterlidir.
Gözlem / İlim / Şahitlik
Hasılı güzel ahlak yolunun mümtaz bir tilmizi olmak istiyorsan mutlak ve mukayyed bilincine erişmekten başka çaren yoktur. Peygamberlerin vahye karşı tutumlarını dikkatle incelemen bile bunu idrak etmen için yeterlidir.
AHLÂK-I HASENE erleri, neye uyacakları konusunda zihni berraklaşmış insanlar arasından çıkarlar.
Onlar her daim netlikten yanadırlar.
AHLÂK-I HASENE erleri, cehalet ergenliğinden manevi erginliğe geçebilenler arasından çıkarlar. Doğru yolu izleme bakımından aklını kullanmakla elde edilen bir olgunluktur.
AHLÂK-I HASENE erleri, anlayarak kitaplarına iman edenler arasından çıkarlar. Her ne pahasına olursa olsun anlayarak kutsal metinlerini kaybetmemek için mücadele verirler. Anlamadığın hiçbir şey senin değildir. Anlamak aidiyeti destekler.
İman ve ikrarın ihbara yani Nebi’lerin haberlerine tam bir teslimiyetle yönelmekle mümkün olacağını unutma.
AHLÂK-I HASENE erleri, kendisini kendiyle tüketmeyen insanların arasından çıkarlar. Onlar bilirler ki, iman ve ikrarla kendini kemale erdirmeyenler kendileriyle tükenip giderler.
AHLÂK-I HASENE erleri, hayat-ı tayyibe üzere yaşayanlar arasından çıkarlar. Onların en
büyük gayesi tayyip yani iyi, güzel ve hoş bir hayat yaşamaktır. Zira onlar biliyorlar ki, yüce
yaratıcımız bizi yaşadıklarımız üzerinden ödüllendirmektedir.
AHLÂK-I HASENE erleri, kıvamında bir hayat sürmeyi esas alanlar arasından çıkarlar. Bu, denge demektir. Olgunluk yani kemâlat üzerinden teraziyi tutmak anlamına gelir.
Aklın ve kalbin ortak süzgecini kullanırlar. İltimas geçmezler. Bu kurala uymadıklarında analiz yapamayacaklarını bildiklerinden görevden kaçmazlar. Ama obsesyona da dönüştürmezler.
AHLÂK-I HASENE erleri, daima hamd edilecek eylemlerin faili olanların arasından çıkarlar. Kendilerine
verilmiş olan ömür sermayesini nasıl harcayacakları hususunda yüksek bir şuura ulaşan bu kişiler bu
titizliklerini hiç elden bırakmazlar.
AHLÂK-I HASENE erleri, hakimiyet ahlakını kavrayan kişiler arasından çıkarlar. Hakîm ve hikmetli olmayı, bilgiye dayalı hareket etmeyi, yerli yerindelik duygusunu geliştirip pekiştirerek başkalarının efendiliğini reddedip ilahi emirlerin hükmü altına tam bir teslimiyetle girerek kendisinin efendisi olmayı başarmak temel hedefleridir.
Ey hakikat yolunun mihrabın harp kökünden geldiğini bilen kalbi uyanık yolcusu!
Mihrabını bil. Tanı. Hakikatini idrak et.
Ey hakikat yolunun kendisini teolojik polemiklerden asude tutan kalbi hüşyar yolcusu!
Sen de eğer güzel ahlak yolcuları gibi menzile selamet ile yürümek istiyorsan hasımlık duygularını terk
etmelisin.
Bu şuur hâli tekrarların çarkına sürüklemez onları. Eğer bu vartaya düşerlerse ibadetleri rutin eylemler olarak kabul etmek mecburiyetinde kalırlar ki, bu ibadetin âdete dönüşmesi demektir.
Ölçüler yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’den öğrenilerek Fahr-i Kâinat Efendimizin mübarek uygulamaları ile pekiştirilmediğinde gönül trafiği karışır. Ruhun hava durumu bulutlanır. Sis çöker. Peşi sıra her şey birbirine girerek kaosa dönüşür.
Siyer-i Nebi ve yüce kitabımızda yer bulan diğer Resullerin hayat hikayelerinin psikolojik dinamiklerini çözmek onlar için olumlu düşünmenin ana dinamosudur.