ÇEKİLMEYİ BİLME ERDEMİ
ÇEKİLMEYİ BİLME ERDEMİ
UĞUR CANBOLAT
AHLÂK-I HASENE erleri, geri çekilmeyi bilenlerin arasından çıkarlar.
Onlar nerede duracağını, hangi durumda ilerleyeceğini ve yine ne gibi hallerde geri çekileceğini çok iyi idrak etmişlerdir.
Hayatı iman ve takva ile bir esasa dayalı olarak yaşamak azminde olduklarından şeytanın ve nefsin ayak oyunlarını öncesinden kestirirler ve bütün önlemlerini bu ciddiyetle alırlar.
Bu hassasiyetleri sebebiyle enva-i çeşit karartmalara rağmen doğruyu yanlışın içinden maharetle çekip çıkarırlar.
Gerçeğe ait özellikleri yakinen bildikleri ve doğru tanımları yaptıklarından şeytanın somutlaşmış temsilcilerinin flulaştırma tezgahlarına gelmeyerek onları kararlılıkla bertaraf ederler.
Ve böylece iyileşmesi zor yaralar almadan güzel ahlak yolunda şuurla ilerlemelerini sürdürürler.
Bununla beraber nerede ve hangi hususlarda geri çekilmek gerektiğini basiretle baktıklarından görürler.
Geri çekilmeyi bilmemek yüksek erdem yolcuları için körlüktür esasen.
Diretmektir.
Güvensiz olmak demektir.
Kişinin ayağının yere basmaması hâlidir.
Zayıflıktır.
Bu hâl bir prensibe bağlı yaşamayı şiar edinemeyenler için böyledir. Çoğu defa güçlü görünme isteğinden kaynaklanır bu aşırılıklar. Çünkü durup düşünmeye zaman ayırmayı egoları sebebiyle kayıp sayarlar. Bu sebeple de enaniyetlerini ayakları altına alıp dönemezler. Kendilerine yediremezler.
Bu problemli anlayış kişiye yaşadıklarını çözümleme fırsatı tanımaz. Yanlışta sabit kalmayı doğruda durmak gibi görür. Kendini avutur. Buradan övünç hisleri çıkarır.
Oysa güzel ahlak yolcuları için ileri gitmek her zaman iyi değildir.
Durmak, düşünmek ve sağlıklı analizler neticesinde karar vermek daha akıllıcadır. Hayatı muhakemesiz yaşamak imanla aydınlanmış kişiler için kabul edilebilir değildir.
Nefis ise kişiye girdiği günahı sürdürmesi için asla durup düşünmeye, tahlil etmeye, bu alanda kıyaslar yapmaya alan bırakmamaya çalışır. Daima ileriye gitmesini öğütler. Yalancı hülyalarla beynini uyuşturur. Onu haz bağımlısı yapmanın peşindedir.
Bunu sağladığında kişi önüne çıkabilecek belaları hesap edemez. Kötü sonuçları muhakeme edebilme uyanıklığından uzak kalır.
Amacına ulaşamadığı halde kişi yaptığı kötü hamlelerle kendini düşünmemeye ikna eder. İçine düştüğü cehennemden çıkmak yerine daha derinlerine batırır.
Öz benliğini korumasız bıraktığından sevilmeye kendini layık görmez. Bu sebeple de yanlış sevgilerde tatmin arar. Ama asla bu doygunluğa erişemez. Terk edilme korkusu yaşadığından en önde koşarak ifrat gösterir ve uzaklaşanın kendisi olduğu hülyasına kapılır.
Doğru işlere ilgi gösterip yanlışlardan geri çekilmeyi bilmediğinden anlamsız heveslerin kurbanı olur.
Bu ise onun rüşt sahibi olmadığının delilidir. Zira reşit olan kişi sahip olduğu bu olgunlukla durmayı ve geri çekilmeyi bilir. Yanlışta ısrar etme deliliğinden uzak kalır. Ahlâk-ı hasene erlerinin meseleye hassas oluşlarının ana noktası burasıdır.
Ey hakikat yolunun geri çekilmeyi bilen güzel yolcusu!
Durmayı bilmelisin. Geri çekilmeyi kaybetmek olarak kodlamamalısın.
Bu bir eleme faaliyetidir. Ayıklama işlemi için kendine fırsat tanımaktır.
Geri çekilmek ileriye doğru sahih bir atılım için lazım olan en önemli motivasyondur.
Tövbe kapısına gelmektir. Nedamet duymaktır. Kendini temize çekmektir.
Unutma! Güzel ahlak yolcuları ilmin aydınlık şemsiyesi altındadırlar. Tefekkürün kuşatıcı halkasına dâhil olmuşlardır. Zihin berraklığına ulaşmışlardır.
Kalbin yeniden taze bir kanla çalışmaya başlaması gibi mânâ kalbine yeniden kavuşmaktır.
Doğrularda ileri gidenler yanlışlarda geri çekilme erdemi gösterenlerdir.










Yorumlar